Aug 2, 2017

life happens

Kafamda çok fazla senaryo dönüyor... ve ben, hepsinin sonunda ölüyorum.

Jun 7, 2017

barkın

Seninle konuşamadığım için seneler boyu her gece gökyüzüne bakarak kendi kendime konuştuğumu hatırladığım bir gece oldu. ve son arzun olan, "beni özleme lütfen" sözlerinin aksine ne kadar çok özlediğimi...

cümlelerin yerlerini değiştirme legosu

Ölmek mi dersiniz...
Öldürmek mi ya da?
Bence sevmek.

May 23, 2017

1999



Dünyanın en güzel çifti karşısında bir dakikalık saygı duruşu...


May 8, 2017

kaan.

seninle olmak, dünyanın en saf en güzel şeyiydi ama bana iyi gelmedi.

birini, sanki onun için kendinden vazgeçebilirmişsin gibi sevmek içinde çok fazla duyguyu barındırıyor. tutkunun en koyu halini; özlemin, aşkın, öfkenin en benlik sınırlarını zorlayan boyutlarını; sevginin en saf -ama gerçekten anne sevgisinden sonra belki de en saf- halini... ama sonucunda kimse kimse için kendinden vazgeçmiyor elbette.

hüzünlü.

bir o kadar garip...

seninleyken senden ayrı kaldığım vakitler, seni daha başka özlüyordum. şu an başka. o özlemlerin dönüşlerinde hep sen oluyordun çünkü. attığım her adım sana varacaktı nihayetinde. belki de o yüzden bu kadar yersiz yönsüz hissediyorumdur şu an, kim bilir.

bildiğim tek şey var, seni en saf halimle sevdim. ama senin için kendimden çok şey feda ettim. ve bu belki, yaptığım en büyük yanlıştı. kendinden ödün vermeye başladığında yaşadığın ilişki de sarpa sarıyor, yanlış yerlere savruluyor. nitekim öyle oldu.

seni hep özleyeceğim. ama bu özleme katlanmak zamanla daha kolay oluyor.

ve sonunda elbet,
ben de gideceğim yolu bilebileceğim.

Apr 25, 2017

Katı olan her şeyin buharlaşıyorsa BİM poşeti de buharlaşsın

Kozyatağı Metro'dan alınmış şampuanı Amsterdam'da tüketip çöpe atmak belki garip olmayabilir ama nesne ile ilk ilişki kurulan anda onun bütün kaderini bilemiyor olmak bana şu sıralar biraz garip hissettiriyor. Benzeri bir garipsemeyi Tuğçe'nin yine Amsterdam'daki dolabında BİM poşeti görünce de yaşadım. 'Hayat çok garip!' demek için illa süper şaşırtıcı şeyler yaşamak gerekmiyor demek ki... Ya da IQ'um bayağı düşük.

Feb 11, 2017

back in town

vov! sanırım biraz heyecanlandım.

burasının neye benzediğini bile unutmuşum. şu yazının başında daima yanıp sönen küçük çubuğun nasıl hissettirdiğini sonra... ah!

aslında şu an çok yorgunum. uzun zamandır izlemek istediğim; ailemin evindeki, bir zamanlar bana ait olan ama artık son derece yabancı gelen odamın duvarında asılı duran posterdeki film serisinin ilk iki filmini izledim. annemle. sanırım annemle yaptığım aktivitelerden uzun zamandır en keyif aldığım buydu. belki sadece duygusal bir anıma denk geldiği için (regl kötü biri) aşırı sevdiğim ilk filmin hatrına... belki de bir aşk hikayesini anonim yaşama romantizmine kapıldığımdan yalnızca... ama evet, derin nefesler almak hayatı daha çekilir kılıyor.



Jul 6, 2016

bir sevmek.

içimden taşıyor.

Jun 20, 2016

bunun adi romantiklik degil.

senin icin senin bilmedigin kadar cok agladim ve su dunyada kendi hayatini yasayabilmen icin kendimden vazgecerim. seni seviyorum.


Jun 18, 2016

hmz.

bir süreliğine kendimi müzik kampına sokuyorum, hadi bakalım. minimum sosyal aktivite, bolca müzik. odama kapanıp tüm gün çalacağım. yarın çalmak istediğim ama aylardır çıktısını almaya üşendiğim tüm parçaların da notalarını alacağım. öncelikli hedefim elimdekileri istediğim yetkinlikte çalmak olacak ama, öteki türlü çok dağılıyorum. araya bir de staj işlerini sıkıştırabilirsem inanılmaz tatmin olacağım. 

Jun 17, 2016

uwah!

https://www.youtube.com/watch?v=nAoa4-24umA

iyiyim.
bir kez daha,
sondan önce kaçıncı kez acaba?
ama iyiyim.

sadece bir boşluk var, -hayatımda daha önce defalarca kez olduğu gibi- sadece müziğin doldurabileceği.
insanlar tüm inancımı alıp götürdü.
biliyorum, bazen her şey çok rastlantısal. ama işte bilmiyorum, bir daha ne zaman bir şeyler hissedebileceğim.
insan bazen her şey hemen olsun istiyor.
yaptığımız en büyük yanlışlardan biri belki buydu.

devamlı bir sorgulama mekanizması için 4 dakika başarılı bir süre.

4.48 - 4.52 a.m.
kadıköy

Jun 12, 2016

aslinda kolay.

"once yasayayim, sonra duruma gore bakariz."ci bir kafada olamadim hicbir zaman. belki dogrusu budur, bilmiyorum. mantiken daha saglikli geliyor cunku dusununce ama icinde oldugum herhangi bir iliski istedigim netlige ulasmadan, sinirlari yeterince cizilmeden gelisiguzel birakamiyorum kendimi birinin kollarina. gerci ben kendimi genel olarak birinin kollarina gozum kapali birakamiyorum, orasi ayri da. neyse.

Jun 10, 2016

hoşça.

bugün bir parçam da seninle birlikte Ankara'ya dönüyor.

Jun 5, 2016

tuş kilidi desenimi hâlâ hiçbir arkadaşım ezberleyemedi.

Oscar and the Wolf'un Where Are You şarkısında inanılmaz bir Mew tadı var. Ve Mew bana neden nostaljik hissettiriyor bilmiyorum ama Zookeeper's Boy'u ne zaman dinlesem yaşımdan bile büyük zamanlara özlem duymaya başlıyorum.

AYYU MALEIYAAUU!

Jun 3, 2016

ic sikintisi.


sayisiz kere kotu hissettim suphesiz ama hayatimda hic her gorenin "iyi misin ya, kotu gorunuyosun?" dedigi bir donemi olmamisti. aynada kendi mutsuz suratimi gormekten nefret ediyorum. mutsuzken bile ifadesi boyle olmazdi sanki. sasiriyorum. uzuluyorum. icim parcalaniyo. 

arkadaslarimla gorusuyorum, bir seyleri kaybetmisim sanki eksilmisim gibi, eskisi gibi olmuyor. 

bunlar hep gelip gecici seyler, onun da farkindayim.

fin.

kendime kiziyorum tabii. baska kime kizacagim?!


Jun 2, 2016

8.

biliyorum, aglayacagim. biliyorum, uzulecegim. ama icinde garip tatli bir mutluluk barindiran huzunler bunlar. nasil oluyor cidden anlamiyorum ama ayakta tutuyor.

cok fazla seviyorum. o kadar ki tasiyor, huznume bile bulasiyor.


miat.

aşık olduğumun farkına vardığımda hep çok geç oluyor. ama kotu hissetmiyorum artik.


May 31, 2016

gozlerin doluyken duvara konmus sivrisinegi secemezsin. cunku zor.

o kadar zamanin sonunda ardakalanin kandirilmislik hissi olmasi insanlara olan inancimi sarsiyor. gozlerinin ici guluyordu oysa, yemin edebilirdim.

*
bu aksam izi ile sex and the city'i bizmisiz gibi izledik. izel, telefonda benimle tartisirken boynu tutuldu; ben erekte olamakta bile zorlanan kocamdan cocuk yapma hayaliyle isimi biraktim; tuçe aldatmak -daha dogrusu aldatmamak- uzerine deneyim kazandi; asli da bir samantha jones rutini olarak tanimadigi adami yataga atti.

en yakin kiz arkadaslarla bir araya gelindiginde bas gosteren kollektif idiotluk harika bir sey. ozellikle de tek basina iyi hissetmekte gucluk cekilen zamanlarda.

iyi ki varlar.


May 30, 2016

pre

Mantık çerçevesinde en mantıklı gelenin insanın canını en çok acıtan olması ne kadar absürd. Ölme hissine daha öncesinden aşina olmasam ölüyorum sanacağım.

18:26
Barış parkı, Beşiktaş.