Jul 12, 2013

OldeuBoi versus OldBoy 2013 remake: Challenge accepted.

OldBoy'dan önce, bu yağmura-mükemmel-derecede-yakışan-soundtrackiyle tanışanlardanım ben. Niye bilmiyorum, bazı anlar, hiçbir önem arz etmese de tüm ayrıntılarıyla birlikte zihnime öylece kazınıveriyor. Öyle bir andı. Blogspot'un popüler -hatta en popüler- olduğu zamanlar, bolca jelibonlu bir blogta dolanırken, bloğun yan tarafındaki minik musicons gadgetı sayesinde tanışıyoruz The Last Waltz ile ve galiba dışarıda da yağmur havası var o an -veya belki de beynim anı, o şekilde yorumlamak istiyordur, şu an çok emin olamıyorum.

The Last Waltz'ı o kadar beğeniyorum ki; hemen günlerce -hatta aylarca- hiç durmadan aynı şarkıyı dinleyebilme özelliğim devreye giriyor. Bir süre bıkmadan dinliyorum. Sonra yetmemeye başlıyor. Daha fazlasını istiyorum. Ve kaçınılmaz son: Filmi izliyorum.

Bütün çekik gözlüleri aynı kişi sanma prensibim doğrultusunda oyuncuların yüzleri o kadar benzer geliyor ki, flashbacklerde özellikle, hepten kafam karışıyor kim kimdi diye. Bir yandan da kurguyu kaçırmamaya çalışıyorum. Arada çalan diğer müzikler de hoşuma gidiyor, öyle sahneler var ki empati manyağı biri olarak empati yapmamak için kendimi zorluyorum adeta; hani Testere filmlerinde falan, kurban psikolojisine girmişliğim çok çünkü. Sountrackinin mükemmelliği beklentimi o kadar yükseltmiş ki bir türlü tatmin olamayıp "On üzerinden en fazla yedi, yedi buçuk." diye geçiriyorum aklımdan film boyunca. Ta ki, o son noktaya gelene kadar. Filmin sonu değil bahsettiğim, izlemiş olanlar anlayacaktır bahsettiğim şeyi. Şimdi düşününce öyle asla-tahmin-edilemez, karmaşık bir durum yok ortada. Ama olaylar o kadar başarılı bir kurguyla sunulmuş ki, tahmin etmek güçleşiyor. Bir yandan "Nasıl düşünemedim ben bunu?" cümlesi kafamda dönerken, bir yandan da feci şekilde rahatsız oluyorum durumdan. Film beni ciddi anlamda rahatsız ediyor. Baştan sona var olan bir rahatsızlık aslında söz konusu olan ama işte o noktada, tavan yapıyor, katlanılmaz hale geliyor. Yine de kapamıyorsun, izlemeye devam ediyorsun, garip. Beğenmemezlik de edemiyorsun aslında ama işte on üzerinden puanlamaya kalkınca, kalıyorsun öylece. Çünkü bence puanlanabilecek bir film değil.

Şimdi.
Asıl konuya geliyorum: Hollywood'un el attığı OldBoy yeniden yapımı.
Bu noktada sorulması gereken soru şu: NE GEREĞİ VAR? Aslı zaten yeterince başarılıyken, cidden, ne gereği vardı? 
Trailerından da anlaşılacağı üzere, görünürde sıradan bi' gerilim & aksiyon filminden pek de bir farkı yok üstelik bu 2013 versiyonunun. Neyse, daha film çıkmadan çok da giydirmek istemiyorum lakin çok çok süper bir şey ortaya çıkarmamışlarsa şayet, bol bol söyleneceğim. Çünkü hakikaten mantıklı tek bir açıklaması yok, para haricinde. 
E bundan para kazanıcan da n'olucak be abim? Yaz sen de orijinal bir senaryo, keyfimize bakalım.

4 comments:

Anna Sapling said...

her şeyin orjinaliyle kalması taraftarıyım. old boy bi efsane, baş yapıt. intikam filmlerinin babası. illa ki hasılat yapıcaklar ama cıks, bi halt yapamazlar bence.

kore yapımı my sassy girl (orjinal) izle, bir de hollywood yapımını.. resmen batırmışlar :) gereksiz, saçma bişi olmuş :) amaç %100 para :)

Hazel said...

daha filmin kendisini izlemedim ya, ama şuan meraktan geberdim.
izleyip tekrar bir yorumda bulunacağım buraya sanırım :)

ha ayrıca,
bir şeyin orjinali her zaman daha güzel gelir bana da.
gerçi müzik açısından bakılırsa cover parçalar bazen efsane şeyler ortaya çıkarabiliyor da bu filmin tekrar çekilmesi bi hayli ticari kokuyor cidden.

Mia Wallace said...

tam senin bloga girmişken senden bana yorum gelmesi <3

yahu oldboy'la ilgili izlerken aynı hisleri hissetmişiz! ta ma men hem de..

şarkıya bayılırım. bir başlasam başa sarmadan duramam veee YENİ ÇEKİMDEN HABERİM YOKTU VE CİDDEN NE GEREĞİ VARDI!!!!

deeptone said...

old boy. iyi film ya. çok sertti ya benim için. remake. yaparlar işte napcan.
:)