Aug 12, 2012

Yüzyüzeyken Konuşuruz şarkılarına pek romantik dokunuşum.

Ayakkabılarını öylece bir köşeye fırlatıp Ikea'daki o minik yataklardan birine girmiş ve yorganı kafasına kadar çekmiş bir şekilde uyuya kalmış çocuk, bence bu dünyadaki EN TATLI ŞEY. Öyle ki, "O dururken diğer çocuklara ne gerek var?!" diyesi geliyor insanın. Çocuklardan zerre hazzetmememe ve hatta kendi küçüklüğünü yolda görecek olsa yolunu değiştirme potansiyeli olan bi' insan olmama rağmen kapıp kaçasım geldi o çocuğu öyle görünce. Babasının ayakkabılarını giyip apartman merdivenlerinden pat pat inen çocukların, nasıl asansöre atıp iki kat arasında stopa basmak suretiyle canlarına okumak istiyorsam bunu da aynı arzuyla kapıp kaçıvermek istedim dün.

Ve fakat şimdi hoşçakal çoluk çocuk, meraba Neşe'nin sıkıntı anında yazıp çizdikleri diyerek konuyu değiştirmem lazım. Ya da boş zamanları değerlendirme konusunda son derece kabiliyetsiz olan kahramanımız Neşe'nin son saçmalığıyla sizleri baş başa bırakıp "Ben susayım, resimler konuşsun." mantığını yürütmem daha hayırlı olacak gibi. Söz sizde,


Son olarak süper tespitim: Şu dünyada en amaçları dışında kullanılan şey bence ajandalar.

4 comments:

Aquamarine said...

belki hatırlarsın, sayende nefis bir grup keşfettim demiştim. bu çocuklardı işte. "denize kıyısı olmayan insanları hiç sevemedim." böyle orjinallik paçalardan akıyor gibi bayağı bir laf etmek istemezdim ama öyle işte. bende çocuklardan haz etmem ama birkaç gün önce elinde simidi annesini takmadan yürüyen küçük veledi alıp ısırmak istedim, yalan değil. :)

JG said...

Evet, şarkı sözleri benim de çok hoşuma gidiyor Yüzyüzeyken Konuşuruz'un. Türk müziğine bayaaaaaağı bi' iyi gelen gruplardan biri bence. :)

Anonymous said...

Ahah ajandaya resim yapmayı özledim şu an. Bayıldım resimlerine, maille gönder bence çocuklara, albüm kapaklarına bunu koysunlar. :D
-nes ben

JG said...

Hahah sağ ol canım.:) Yalnız bi' şekilde biri bulur da onlara gösterir diye tedirgin olmuyorum da değil.:D Ne de olsa çok çok ünlü de değiller şimdilik:P:(