Aug 11, 2010

içimden geldiği gibi olamıyorum...

...sanırım bu, içimden bişey gelmediği için.
.

Aug 7, 2010

in joy and sorrow.

Geçen gece bi rüya gördüm. Çok güzeldi.
Linkin Park odamda konser veriyodu! Chester bana Türkçe "merhaba!" dedi ve sırıttı. Bense erimekle meşgul olduğumdan cevaplayamadım bile, sadece baktım. Muhtemelen bu an gerçekten yaşanmış olsaydı vereceğim tepki buydu. Konser bitiminde tam oradan ayrılıyorum ki, "amantanrım! Fotoğraf çekilmedim." diyorum ve koşa koşa binaya dönüyorum. Bi opera salonuna giriyorum, her yeri arıyorum ama yok! Sonra bi zenci geliyo yanıma, adını hatırlamıyorum şimdi. Ünlü o da. Gösteri başlayana kadar benimle fotoğraf çekilebilirsin çok canım sıkılıyor diyor ve bi sürü manyak foto çekiliyoruz. Sonra o da teşekkür edip gidiyor. Ah Chester 2 dk bekleyeydin iyidi..

Dün gece ise annemle babam yeniden evleniyordu ve benim giyecek kıyafetim yok derken, başka bi rüyada aldığım elbise aklıma geldi. Hemen onu giydim. Gerçekten harika ve orijinal bişey.  Görseniz siz de beğenirsiniz. Sonra da kraliçeye piyano çaldım o elbiseyle. Ama piyano çok garipti. Böyle küçük ve ahşap tuşları vardı. Sesler biraz tok çıkıyodu ama dokuları hissedebilirdiniz. Ve ben o piyanoyu sevdim. Küçük ve yeşildi.

Rüyalarda yaşamaya başladım sanırım... Ve bazen -belki de bu yüzden- bazı olayları rüyamda mı gördüm yoksa gerçekten yaşadım mı ayırt edemiyorum.

Aug 2, 2010

sana başlık koymıcam, başlıksız kalcan.

Saat sabahın 5buçuğu falan... Dışarda bi tavuk gıdaklıyo, şu şekilde:
"öeeğğğğğğğğğğğğğğğğkkk"
Gdo'lu hayvan da üretmiş olabilirler mi?

.

Aug 1, 2010

rüyamda...

Babaannem aslında insan yiyen bi canavarmış. Beni ve bütün arkadaşlarımı yemek için peşimize düşmüştü. Sanırım İrem'i ve bikaçımızı da yedi. Ben ve kuzenim kaçtık. Sonra babamı da etkisi altına aldı, babam bizi tınlamamaya başladı. Öyle işte, ölmedim ama ben.

sanırım bi yerlerim açık kalmıştı.

.

Jul 26, 2010

eskiden çook eskiden ben daha çok küçükken

küçükken herşeyi kendi zihnimde hayal ettiğimi düşünürdüm, çevremdeki herşeyi kendim oluşturdum sanar varolan düzeni bozmaya falan çalışırdım. şuan tam anlatamıyorum ama anlamasanız da olur, gereksiz bi bilgi. bi de kaderi bozmaya çalışırdım ama sonra kaderi bozmaya çalıştığımın da kaderde yazılı olduğunu düşünüp hüzünlenirdim.

bi de bi de, şirinler çilekleri ağaçlardan topluyolardı, çilekler ağaçta yetişir zannederdim ama büyük olan çilekler değil, küçük olan şirinlermiş.

Jul 23, 2010

insan Yalova'ya gitmek isterken Gemlik'e giderse...

hayatımın en büyük aptallıklarından birine daha imza atmış bulunmaktayım.
olay şöyle gelişti:
4 te olan piyano dersim için saat 2:45 civarı evden çıktım. minibüsü bekliyorum bekliyorum gelmiyo, içimden etmediğim kadar küfür ettim derken ufukta minibüs göründü. 3ü 6 geçe terminaldeydim. ama ne fayda, 3 arabasını kaçırmıştım. sonra adamın teki bana yalovaya mı gidiceksin dedi, evet diye cevapladım. öndeki arabayı gösterdi bindim. camda falan da yalova yazıyodu. sonra paralar toplandı. 1 buçuk lira aldı adam 4 alması gerekirken. "hehe salağa bak yanlış hesapladı heralde" diye sevindim ben de haliyle. neyse, başladık yol almaya. ama araba gitmesi gerekenin tam aksi yönde gidiyodu! ben zaten önce bi 3,4 dk yüzümde şok ifadesiyle cama burnumu dayayıp şaşkın şaşkın dışarıyı seyrettim. sonra da artık çok geçti. başta gemlik sandım ama köylere falan girip çıkıyodu araba. en sonunda bi köyde durdu. ben adama olayı anlattım, adam beni geri götürebileceğini söyledi. ben de oturup beklemeye başladım. kendi kendime gülerken (sinirlerimin bozulması nedeni ile:p) adam yine geldi. elinde bi SALATA'yla. ve ne derse beğenirsin:
"al kardeşim, yersin"
ben yok mok falan dedim, ısrar etti tutuşturdu elime. sonra gitti yine geldi beni geri getirdi. teşekkür ettim indim. yalova arabasına binip, asıl gitmem gereken yere doğru 4:15 civarında yola koyuldum. doğal olarak dersim de iptal oldu, haftaya salıya aldık.

al sana kroki de çizdim:


günün kahramanı



Jul 17, 2010

dont you cry.

Dün geceki rüyamda daaa.. Kraliçe olmuştum. Çok güzeldi. Koca bi sarayım, koca bi kütüphanem vardı. Kralın suratını hatırlamıyorum pek ama. Sonra biz tahtta otururken dışardan sesler geliyodu. Kapıyı aralayıp bakıyodum. Bi kız habire kan kusuyodu. Bana bi kitap lazım oluyodu. Onu aramaya gittiğimde çok az kitap kaldığını farkediyodum falan. Çokta hatırlamıyorum ama kan, rüyayı bozarmış sanırım. Olsun ben sevdim. Kraliçe olmak güzelmiş:D

Jul 15, 2010

Neşe'nin garip ötesi rüyaları ve Ay'la tanışmak.

Çok garip bi rüya daha gördüm.Ay, ne isterse o oluyodu. Mesela ay'da anahtar resmi çıkıp yere düşüyodu. Bizim de evde anahtar kapıdan çıkıp yere düşüyodu. Sonra basket sahasında potaları falan devirdi. Sonra aydaki kadın bize geldi. Ay bize geldi. Sarışın, çok beyaz tenli, kırmızı ruju var. Siyah pullu bi tulum giymiş, bütün bedenini saran. Parlıyo. Sonra konuştular. Toplumsal konular falan.. Bu arada biz nedense Trabzon'dayız bu olaylar olurken. Duhan falan da var. Sonra camdan bi lunapark görünüyo. Havai fişek atıyolar. Gondolun üstüne falan düşüyo. Ay, "birilerini öldürcekler" diyo. Sonra ben de evden inip bakıyorum kim napıyo diye. Arkadaşımın babası havai fişek atıyo. Sonra eve geliyorum anlatıyorum falan. Ondan sonra ay gidiyo. Burdan sonra da başka bi rüyaya geçtim zaten. Film izlemekten daha eğlenceli hâle geldi benim için uyumak..

Jul 3, 2010

rüya*

Dün gece çok güzel bi rüya daha gördüm. Böyle dağlık taşlık bi yerde kalıyoduk kuzenimle. sonra orda bi adamla bi çocuk bize yardım ediyodu çünkü hiç yiyeceğimiz yoktu. Bizi öldürmeye çalışan insanlar vardı. Tam adam beni vurucakken, silahları değişelim diyodu. Benimkini alıyodu. Onun silahı boş çıkıyodu. Bnimkindeyse son 1 mermi kalmış. Şu işe bak tek mermim var diyip silahı tam anlıma dayayıp, horozu kaldırıyodu. Sonra o çocuk, ama ben de çok var diyip adamı vuruyodu. Sonra ben silahımı alıyodum. Adam hala kıpırdanıyodu tam kalbinden vuruyodum. Sonra gidiyoduk falan filan böylee bişey:D daha uzun da hatırlamıyorum.

Jun 30, 2010

bi' mimlenme vakası...:)

tamam. mmhhh. ne yazmam gerektiğini bilmiyorum. :$


beni mimlediğin için sana bi sürü teşekkürlerimi yollamakla yetiniyorum o yüzden:)




1. Hangi işleri yarım bırakırsın ya da bıraktığın neler var?
Hınff.. Çoğu şeyi sanırım. Yani bişeye başlamak benim için büyük sorun, çünkü tam bi üşengecim. Ama basitçe söylemem gerekirse, başlarken hoşlanıcağımı sandığım ama hoşuma gitmeyen herşeyi yarım bırakırım.

2. Yakın zamanda kaybettiğin biri var mı?
Hayır.

3. En ağır bulduğun, sana dokunan bir yemek var mı?
Yemek mm. Dokunan değil ama et ve tarçından nefret ederim. Yemek değil gerçi bunlar ama olsun.

4. Cinsellik ve aşk anlamında unutamadığın biri var mı?
Herkesin vardır heralde.. Ben hariç :b

5. Çocukken sevdiğin çizgi filmler?
Tam bir çizgi film manyağı olduğum için önüme gelen her çizgi filmi izlerdim. Ama taş devri manyağıydım ve sonra ilkokul yıllarımda ay savaşçıları vardı, onu da çok severdim.

6. Blogger'a ne zaman kayıt oldun? Kim vesile oldu? Nereden duydun?
Ağustos 2007'de olmuşum. Vay anasını:) zaman çabuk geçiyo. Kimseden duymadım aslında. Ama Çağla'nın bloguna rastgele denk gelmiştim. Hoşuma gidiyodu. Sürekli takip ediyodum zaten ama kullanıcı adıyla yorum yazma fikri zamanla beni cezbetmiş olsa gerek:)

7. Çok paran oldu neler yaparsın?
Kendime bi ada satın alırım. İçine büyük kocaman barok tarzı mimariye sahip bi ev yaptırırım. Tavanı yüksek olanlardan... Sonra bi kütüphane, bi piyano. Al sana huzur.



Son olarak bu mimleme işini çok fazla şaapamadığım için kimseyi mimlemiyorum ^-^
Neşeli kalın.

Jun 28, 2010

Saçmalama ustası JoyGoldenhand'ın klavyesinden...

kabuslarım geri döndü. bütün gece jül sezarla uğraştım ya. tamamını anlatamıcam, çok uzun ama bi bölümünde elimi sivri bi yere çarpıyodum. canım yanıyodu falan. sabah kalktığımda istemsiz olarak ilk iş elime baktım. ilginç dimi, o yeah.
evde kimse yok, yapıcak bişey yok, dışarı çıkmak ölüm gibi bu sıcakta. öff sıkılıyorum.
sonuç olarak, aç karna çilekli soda içerek intihar ediyorum. bakalım kaçıncı litreden sonra ölücem :b

Jun 26, 2010

Kâbus gördüm!

yazla birlikte bozulan uyku düzenim sayesinde yeni kabuslara yelken açtım. bu geceki ya da günki demeliyim, çünkü sabah 6da yatıp öğleden sonra uyanan bi bünyeyim. işte herneyse.. bu defa ki kötüydü. başını hatırlamıyorum ama provalardaydım. mola verildiğinde deli gibi canım dondurma istiyodu ve ben kantine gittiğimde orda koca bir burger king buluyodum. sonra yiyodum yiyodum ama dondurma istediğimde bana KÜLAH DONDURMA KALMADI! diyolardı. inanabiliyo musun? sonra algidaya koşuyodum. ama o da ne SEVDİĞİM HİÇ Bİ DONDURMA KALMAMIŞ!! sonra sokaklara atıyodum kendimi. dondurma bulmak ümidiyle... sonra bi yerde bi dondurma buluyodum. ve bil bakalım ne alıyodum? -işte burda süper hayal gücüm devreye giriyorr- CORNETTO GOLD... vay anasını sayın seyirciler:) magnum golddan sonra bunu da yaparlarsa patentini isterim. ama beğenmedim cornetto gold'u. çok küçüktü. fiyatı da 1,70 kr :DDD valla hatırlıyorum bu önemsiz ayrıntıları nedense:))))

objektifimden.



senifotoğraflarımlabaşbaşabırakıyor ve çekipgidiyorum.

Jun 25, 2010

keşke keşke keşke ve keşke.

Merhaba..


Yokluğunda herşey garipsenebilecek bi hızla değişti. Ben hariç… Artık daha emin ve sağlam adımlar atıyor olmam lazımdı… Ama ben hâlâ düştüğü zaman birinin kaldırmasına ihtiyaç duyan o küçük ve zavallı kızım. Böyle olduğum için kendime kızmıyorum… Sadece hâlâ içimdeki seni bitiremediğim için kızgınım… Aslında pekte bir şey kalmadı senden geriye… Yalnızca çok özlüyorum. Tahmin bile edemeyeceğin kadar çok. Bazen birine bir şey anlatma ihtiyacı hissediyorum ama anlatabilecek birini bulamıyorum bir türlü… Kimse senin gibi bir dinleyici olamıyor ne yazık ki. Keşke bu kadar kusursuz olmasaydın diyorum sonra kendi kendime. Keşke hayatıma hiç girmeseydin.

...ya da hâlâ hayatımda olsaydın.

Çok kızgınım. Kime, bilmiyorum. Ama gerçek anlamda kızgınım. Belki sana, belki bana, belki de tanrıya… Sonra boşver diyorum kendime ve boşvermeyi başarıyorum da gerçekten. Yalnız, senden arda kalan bu boşluk var ya… İşte o bazen çok gözüme batıyor. Üstünü örtüyorum birşeylerle, çok çirkin görünüyor. Hiçbir şey o boşluğa senin kadar yakışmıyor. Ve zaten oraya koymaya çalıştıklarımın çoğu da yeterli olmuyor…

Çok şaşkınım da aynı zaman da. Hayatı boyunca kimseye değer verememiş olan ben, şimdi nasıl oluyor da bu kadar takılıyorum sana? Neden?! Diyorum ki kendi kendime; keşke bilebilseydim… Sonra boşver diyorum kendime ve boşvermeyi de başarıyorum gerçekten.

Çok yorgun hissediyorum. Çok yorgun ve aciz… Yapabileceğim hiçbir şey yok ama ben hâlâ ümitliyim nedense senden… Hayallere tutunmaktan yoruldum. Ve yapabileceğim hiçbir şey yok, acizim.

Her gün biraz daha çok özlüyorum. Biraz daha katlanılmaz oluyor yokluğun. Biraz daha fazla boşluğunu hissediyorum… Sonra boşver diyorum kendime ve boşvermeyi de başarıyorum gerçekten.

Ama yine de düşünmekten alamıyorum kendimi;

Keşke yanımda olsaydın hâlâ…